Başkan Öztürk ve Samuel Eto’o

morais-safak-ozturk

Antalyaspor’da iki gündür gündem çok sıcak.

Önce başkan Ali Şafak Öztürk konuştu.

Samuel Eto’o’yu kastederek, “Kimse Antalyaspor’un üstünde olamaz, herkes haddini bilecek” dedi.

Ardından Eto’o, “Belki de bazıları ‘siyahi’ olduğum için saygı duymuyorlardır” diyerek bana göre anlamsız bir ifade kullandı.

Bu açıklamadan hemen sonra yönetim kurulu toplandı, yıldız futbolcuyu süresiz kadro dışı bıraktı.

Aslında Eto’o’nun kadro dışı kalacağının sinyalleri sabah verilmişti. Başkan Ali Şafak Öztürk, Konyaaltı Sanayici İşadamları Derneği’nin (KONYSİAD) kahvaltılı toplantısında bunu hissettirdi. Ancak ‘ırkçılık’ söylemi süreci hızlandırdı.

Yıllardır Antalyaspor’u takip eden bir gazeteci olarak kırmızı beyazlı camiada bugüne kadar ırkçılık yapıldığına tanık olmadım. Aksine siyahi futbolculara karşı bir sempati var. Fani Madida, Kona, Sergey buna örnek.

Gelelim Eto’o’nun tutumuna.

Antalyaspor’a geldiğinde herkes onu bağrına bastı. Kötü oynadığı maçlarda bile tribüne çağrıldı, kendisine sevgi gösterisinde bulunuldu. Kaptanlık pazubandını kolunda taşıdı. Yönetim ve teknik heyet onu ayrı tuttu. O da üzerine düşeni yaptı. Kısa sürede Antalyaspor’u benimsedi, kenti kabullendi. Sempatik hareketleriyle gönülleri fethetti. Kimseyi kırmadı, herkesle fotoğraf çektirdi. Attığı 20 golle kendisinden bekleneni fazlasıyla verdi. Ancak yönetimden habersiz Beşiktaş ile görüşmesi doğru bir davranış değildi. Yönetimi hiçe sayan bu hareketi elbette sorgulanacaktı. Antalyaspor yönetimi de bunu yaptı ve haklı olarak haklarını savundu. Futbol Federasyonu devreye girdi, hem Eto’o hem de Beşiktaş başkanı Fikret Orman Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edildi. Kısacası Eto’o Antalyaspor’a yanlış yaptı, hayal kırıklığı yarattı.

Yine de tüm bunlara rağmen gerekeni yapabilirdi. Geçen sezon olduğu gibi bu sezon yine Antalyaspor’un başarısı için ter akıtabilirdi. Maalesef bunu kendisinde göremedik. Sürekli bir isteksizlik, bir memnuniyetsizlik. Ligin 4. haftası geride kalmasına rağmen tatil havasından kurtulamadı. Bunun da bir bedeli elbet olmalıydı. Yönetim de haklı olarak bu faturayı kesti.

Buradan yönetime de birkaç kelam etmek isterim.

Üzülerek belirtmeliyim krizi iyi yönetemediler. Yönetemeyince hata yaptılar. Hata yaptıkça da sorunlar büyüdü ve bugünkü fotoğraf ortaya çıktı.

Kötü gidişin nedenlerini ortadan kaldırmak için Başkan Öztürk’ün son günlerde sık sık antrenmanları izlediğini görüyoruz. Bu doğal. Doğal olmayan ise futbolcular ile basının önünde toplantı yapması. Bu tür görüşmeler uluorta yapılmaz. Tesislerde toplantı salonu var. Futbolcuların soyunma odası var. Bir görüşme yapılacaksa basına kapalı buralarda yapılması gerekir. Bunu yapmadığınız zaman, “Başkan dişini gösterdi, başkan sahaya indi, başkan sesini yükseltti” gibi başlıklar gazeteleri süsler. Bu ise huzursuzluk olarak camiaya yansır. Huzursuzluk da panik yaratır. Sonrası malum…


Şifa Çiçek / Akdeniz Manşet