Bu ayrımcılık niye?

Antalyaspor, Antalya için büyük bir değer.

50 yıllık tertemiz bir mazisi var.

Zaman zaman küme düşse de Süper Lig’in en renkli takımlarından.

Son yıllardaki hamlelerle adını neredeyse bütün dünyaya duyurdu.

Peki bu yeterli mi?

Hayır.

Yeni atılımlar yapılması gerekir.

Ne gibi atılımlar?

Dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.

Malumunuz Antalyaspor A.Ş.’nin başına yeni bir yönetim geldi. Bu yönetim göreve gelir gelmez basketbolda atılım başlattı. Basketbol takımı kuruldu. Doğan Hakyemez ve Aydın Örs gibi Türk basketboluna büyük katkı sunmuş iki emektarı takımın başına getirdi. Kırmızı beyazlı takım bu sezon Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde mücadele edecek. Hedefi önce Türkiye Basketbol Lig, ardından Avrupa Kupaları. Yani önümüzde uzun bir yol var. Her şeye rağmen atılan adımı olumlu ve anlamlı buluyorum. Keşke önümüzdeki yıllarda buna başka branşlar da dahil edilse.

Ancak unutulmaması gereken bir konu var. O da hentbol takımı. 4 sezondur Türkiye Erkekler Süper Ligi’nde mücadele eden Antalyaspor Hentbol Takımı, maddi imkansızlıklara rağmen yolana emin adımlarla devam ediyor. Bu sezona da lige galibiyetle başladılar. Başta Hentbol Şube Sorumlusu Hakan İrban olmak üzere birkaç kişinin insanüstü çabalarıyla ligde var olma savaşı veriyor. Bugüne kadar da Antalyaspor adını başarıyla temsil etti.

İşte tüm bunlara rağmen basketbol branşına yönelip, çok büyük bütçeler harcanması açık konuşmak gerekirse bana adaletli gelmiyor. Hazır Süper Lig’de bulunan ve küçük rakamlarla Avrupa’ya rahat gidebilecek hentbolu görmezden gelmek resmen çifte standarttır. Basketbol takımı için sponsor arayışına giren, para bulan hentbol için de bunu yapabilir. Yani özetle hentbolu dışlamak, üvey evlat muamelesi ve ayrımcılık yapmak Antalyaspor A.Ş. Başkanı Ali Şafak Öztürk ve ekibine yakışmıyor. Doğru da değil. Temennim en kısa sürede bu yanlıştan dönülmesi. Zira ikisi de bizim takımımız ve ikisi de Antalyaspor’un adını taşıyor.


Şifa Çiçek / Akdeniz Manşet