Görece

Görece

İngiizce de bitişik hafler ile yazılmış, “THEGODİSNOWHERE” cümlesini birçoğumuz bu yazılış şekli ile biliriz, kimileri bunu The God is now here (Allah şimdi burada) diye,kimileri ise The God is no where (Allah hiçbir yerde değil) diye okur. Bitişik yazılmış Aynı harfler ile ortaya çıkan okunuş ve  anlamı, kişiden kişiye yani GÖRECE’ye göre nasıl değiştiğini anlatan bildiğim en güzel örnek.

Antalyasporumuz ile alakasına gelirsek, bu örnekte ki kadar zıt olmasa da, çevremde, sosyal medyada kişiden kişiye göre inanılmaz fikir ayrılıkları var. Kimilerine göre Eto’o kurtarıcı, Nasri virtüöz, yönetim büyük şans, kimilerine göre Eto’o kızağa çekilmeli, Nasri el freni, yönetim çok başarısız ve yanlış yolda. Bu örnekleri Sakıp, Musa, Boffin, Ferhat vs…. ile çoğaltmak yada farklı kombinasyonlar yapmak mümkün.

Nitel konularda fikir birliği beklemek gerçekçi olmasa da, ben bu kadar farklı görüşlerin olduğu bir yıl daha hatırlamıyorum.

Bu hafta futbolcuların üzerinde büyük gerginlik olduğu çok belliydi, Boffin’in gol  yemeden birkaç maç geçirdikten sonra, özgüvenin yerine geleceğini ve performansının en az iki katına çıkacağını düşünüyorum. Takımın geneli içinde aynı cümleyi kurabilirim.B ence Göztepe maçında daha iyi oynadık, on kişi kalmış rakibe karşı, farkı artırmalı yada en kötü ihtimalle son anlarda o pozisyonları vermemeliydik.

Nasri’nin  solda oynaması bizim için gereksiz bir lüks, Deniz’i iki pozisyonda da ileriye kat etmeleri ile kırmızı gördürmesi dışında gole kadar etkin kullanamadık. Buna etken olarak oyun dizilişi ve Eto’o’nun çok fazla geriye gelip top alması olduğunu düşünüyorum. Bu kadar pas yapan ve topa sahip olan bir takımın forveti bu kadar geriye gelmemeli. Menez’den beklenti büyük, top ayağına gelince her seferinde heyacanlanıyorum, şimdi kendini gösterecek diye ,topla dikine gitti, bir kaç yokladı ama topsuz iken çok hareketsiz, daha ciddiye almalı.Maç bitiminde toplu sevince ortak olmaması ise başka bir handikaptı.

Fiziksel olarak düştüğümüz anlarda, Nazım ve Danilo’nun  girdikten hemen sonra diri ve istekli şekilde oyuna adapte olmaları  çok hoşuma gitti.

Harun için ise satır başı yapalım.Rıza Hoca hazırlık karşılaşmalarında ona şans verdi ama o bölgede bu kadar sakatlık yaşanırken, Salih bile ön liberoda denenmişken, onu oynatmaması Harun’a ve takıma büyük haksızlık olmuş. Bu yaşta Kendine güveniyor, kafayı kaldırıyor, oyunun yönünü değiştiriyor, basıyor, şut deniyor, istekli, hırslı, en beğendiğim yönü ise dikine gitmesi. Vainquer ile birlikte oynayacakları günü merakla bekliyorum. İkinci sarı kart görebileceği pozisyonlar gibi konularda daha dikkatli olmalı, gerekli uyarılar yapılmıştır ve dikkate alacaktır.

Hocanın maç esnasında ki heyecanı, arzusu, Harunla başlaması, tam zamanında çıkarması, oyuna müdahaleleri, yedekten girenlerin oyuna adaptasyonu konusunda tebrik ederken, U21 maçını ekibiyle gidip takip etmesini ise ayakta alkışlıyorum. Umarım bu ilgi artarak devam eder, gerekli projeler hayata geçirilir. Altyapı olmadan gelecek tüm başarıların gelip geçici olduğunu unutmayalım. Bu arada takımla daha çok vakit geçirdiğini, birkaç hafta içinde, bir kısmını yukarıda konuştuğumuz , yaşanılan olumsuzluklar, hatalar, kötü performanslara da gerekli müdahaleleri yapması gerektiğini,yoksa onlara ortak olacağını da hatırlatalım.

Maç sonu futbolcuların galibiyet selfisi, gülen yüzleri hatta gülen gözleri, geçen hafta üzerinde durduğumuz “KİMYA” ya atıf yapar gibiydi. Tüm maç sonlarında böyle fotoğraflar çekilmesi ümidiyle…

Saygılarımla ;

Onur ÖZ