Mukairu analizi: Pes etmiyor

Mukairu analizi: Pes etmiyor

Antalyaspor’da bu sezon gösterdiği performansla dikkat çeken Paul Mukairu, Ajansspor tarafından mercek altına alındı.

Nijeryalı oyuncuyla ilgili olarak öne çıkarılan özellikler şöyle:

“Her genç oyuncu A takıma çıktığı zamanlar tecrübe eksikliği ile karşı karşıya kalıyor. Bazıları ise heyecandan taraftarın baskısına dayanamıyor. Alt yapıda attıkları goller, yaptıkları asistler ve verdikleri pasları yazınca neden bu maç bunlar olmadı gibi tepkiler de aldığımız oluyor fakat genç oyuncunun A takım seviyesinde hemen uzaktan şık goller atmasını beklemek olmaz. A takıma uyum sağlaması hemen beklenemez.
Paul bunların aksine A takım ile çıktığı maçlarda, altyapıda neler yapıyorsa üst seviyede de aynısını yapmaya başladı. Hiç sırıtmadı ve takıma hemen uyum sağladı. Sanki yıllardır Antalyaspor, A takımının da görev alıyor gibi.
Pes etmeyen bir yapısı var. Topu kaybettikten sonra asla pes etmiyor ve mücadeleye devam ediyor. Fiziğini kullanarak oyuncuyu boğmaya çalışıyor. Çoğu zaman bu faul olarak sonuçlansa da takımın ani atak yemelerini engelliyor. Topu kaybettiği genel pozisyonlar da şık çalım atmaya kalkıştığı zamanlar oluyor. Kanattan aldığı toplarla hızlı şekilde içeriye ilerlemek istediği zamanlar 2 kişinin arasında kalıyor ve top kaybı yaşıyor. Fiziğini biraz daha geliştirdiği takdirde bu tarz pozisyonlarda rahatlıkla içeriye girebilir.

Çalım atma özelliği bulunuyor. Rakip oyuncuları oyundan düşürerek takımı ileriye taşıma düşüncesi içinde oluyor. Hep önce baskı kurarak top kapıp oyuncu düşürmesini görebiliyoruz. Bu şekilde takımı daha ileride tutmayı başarıyor. Kendisini hep ileri uçta tutmak kadar topu da ileri uçta tutmak için elinden geleni yapıyor. Çoğu zaman kanat ve forvet arasında git gel yapıyor. İki bölge arasında oynarken bir anda kendisini araya kaçarken görebiliyoruz.

Doğukan Sinik ile iyi anlaşması gözlerden kaçmıyor. Doğukan hep Paul’u ileriye doğru koşturmaya çalışıyor. Paul, Doğukan’dan aldığı pasları (özellikle son Ankaragücü maçında) dikkat edersek üçüncü bölgeye rahatlıkla taşıdığını görüyoruz. Şut çekmek için yer aradığını ve bulduğu zaman kaleciyi zor durumda bıraktığını söylememek olmaz.
Sakin bir oyuncu, saha içinde hep sakin kalarak takım için olumlu şeyler yapmak için uğraşıyor. Olgun hareketleri daha ön plana çıkıyor. Sadece topla oynamak ve takıma puan kazandırmak için mücadele verdiği ortada. Takım oyununa çok yatkın ve bunu iyi başarıyor.
”OYUN TAKİBİ ÇOK İYİ DURUMDA”
Oyun takibi çok iyi durumda. Takım sağ kanattan yapacağı ataklarda içeriye girişini adım adım pozisyona göre yapması dikkat çekiyor. Oyunu okuyarak ilerliyor. Bu tür pozisyonlar da elinden geldikçe ofsayta yakalanmama derdinde. Takım hızlı ataklarında içeride adam varsa geride kalarak ya şut çekme alanı yaratıyor ya da rakibin hızlı atağa çıkmasını engelliyor. Her zaman oyun içinde kalıyor.

Ayakta kalmayı çok iyi yapıyor. Kaleyi gördüğü an oyuncuların darbesiyle kendisini yere bırakmıyor. Açısına göre şut çekiyor. Eğer açısı kapalı ise oyundan rakipleri düşürerek asist yapma derdine düşüyor. Futbol aklının her maç bir üstte doğru gelişim göstermesi ve Antalyaspor’la daha çok maça çıkacağını gösteren bir hareket olduğunu gösteriyor.
”TAKIM ARKADAŞLARINA YAKIN OYNAMALI”
Takım atağa çıktığı zamanlar bazen sağ kanatta oluyor hemen takım arkadaşlarının önünü açmak için sol kanata doğru hızlı koşular yapıyor. Bu koşuyla birlikte rakip defansın dengesini bozduğu görülüyor. Takım için büyük avantajlar sağlıyor. Top kontrolü çok iyi. Havadan gelen topları ayağıyla yumuşatarak hızlı bir dönüş yapıp takımı atağa çıkarıyor. Ayağının uzunluğuyla çok rahat rakibe çalım atıp takımın gol pozisyonu yakalamasını sağlıyor.

Gustavo’ya biraz daha yakın yakın oynarsa Antalyaspor ile daha farklı şeyler yapabilir. Oyunculara çok uzak oynuyor. Arada çok uzun bir mesafe bırakıyor ve tek kalıyor. Üzerine gelen baskılarla topu kaybetmekle kalmıyor takımın atak yemesini sağlıyor. Her ne kadar atakları geri engellemeye çalışsa, pozisyonun peşinden koşsa da Anadolu takımları ile büyük takımlar arasında çok fark olduğunu bilmeli ve bunu sık sık yapmamaya çalışmalı. Bunu takım arkadaşlarına tam olarak alışamadığından olduğunu düşünüyorum. Altyapı da oynarken hep oyunculara yakın oynuyordu fakat Antalya A takımında biraz daha geniş alan almaya çalışıyor. Teknik direktörün geniş alan oyununa ayak uydurması güzel bir etkinlik fakat gole yakın olan bir oyuncunun takım arkadaşlarıyla birlikte ilerlemesi daha çok skora katkı sağlaması yapar.

”Asist Yapmayı Seviyor”

Topu aldığı zamanlar çok olgun şekilde ilerliyor. Hızlanması gerektiğinde hızlanıyor, yavaş gitmesi gerektiğinde yavaşlıyor. Kolay kolay topu önüne fazla açmıyor. Bileklerine hakimliğiyle rahatlıkla adam eksilterek ilerliyor. Tam bir hücum silahı ve bunu her oynadığı maçta çok rahat görebiliyoruz. Takımı hep ileri taşıma derdinde. Topu almaktan asla çekinmiyor. Topla oynamayı seviyor ve bencilliği yoktur. Gol lazımsa takım için ne gerekiyorsa onun derdinde. Asistse asist, gol ise gol
Dikkat çeken ise sol kanatta daha özgüvenli olması. Sol kanatta topla buluştuğunda çok iyi işler yapıyor. Geniş alan sevdiği çok net belli. Santraforda ise geniş alan bulamadığı için fazla topla buluşamıyor. Sol kanatı çok iyi kullanıyor. Bundan sonra ki maçlarda sol kanat olarak oynarsa daha verimli olabilir. Tabi sabır edilirse çok iyi bir hücum oyuncusu olduğu kadar santrafor oyuncusu da olacaktır. Kendini santrafor da iyi hissettiği zamanlar oluyor. Ama bunu tek başına asla yapamıyor. Yanında biri olduğu zamanlar çok rahatlıkla santraforda oynayabilir.