Röportaj : “Mehmet Aygün”

Antalyaspor Futbol Şube Sorumlusu Aygün, SABAH Akdeniz’e, “Bu takımı Süper Lig’e çıkarmadan görevi bırakmam” dedi

O bir turizmci ama yıllardır futbolun içinde. Almanya’da başladığı futbol yöneticiliğine Türkiye’de, Antalyaspor’da devam ediyor. Daha önce de Antalyaspor’da görev alan Mehmet Aygün bu kez ateşten gömleği kulübün en zor günlerinden birinde giydi. Mehmet Aygün, 4 aylık ikinci dönemini ve hayalindeki Antalyaspor’u SABAH Akdeniz Editörü Murat Özgen’e anlattı.

mehmet-aygun-roportaj

BERLİN’DE BAŞLAYAN SERÜVEN
Akdeniz Üniversitesi Stadı’nda buluştuk Mehmet Aygün’le. Tüm takım da oradaydı. Belki şampiyonluk hazırlıklarının ilki yapılıyordu ve poster çekimi gerçekleştirildi. Sonra da stadın tribünlerine oturduk ve ilk olarak neden bu ateşten gömleği giydiğini sorduk. Mehmet Aygün ilk günkü heyecanıyla yanıt verdi sorumuza: Ben aslında futbol yöneticiliğinde yeni değilim. 90’lı yıllarda Berlin Türkiyemspor’un başındayken son iki maçı kazanabilsek belki de şu anda Bundesliga’da bir Türk takımı olacaktı. Sonrasında futbola olan ilgim hep devam etti. 10 yıl önce Antalyaspor’da da görev yaptım. Şimdi yine bize görev düştü ve kolları sıvadık.

GALATASARAY’I REDDETTİM
Bana yakın zaman önce Ünal Aysal tarafından Galatasaray yöneticiliği de teklif edildi. Ancak kabul etmedim. Kendisine, Antalyaspor’un desteğe ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyledim. Antalya gibi bir kentin takımının hep üst liglerde olması gerektiğini anlattım. Her şeyden önce kendimizi Antalyalı görüyoruz. Bu takımın Kocaelispor, Sakaryaspor ve buna benzer birçok takım gibi alt liglere düşmesi, amatöre gerilemesi, kaybolup gitmesine gönlümüz razı olmazdı. Görevi kabul ettiğim için hiçbir zaman da pişman olmadım.

HİKMET KARAMAN BENİM YEĞENİM
Tam da konu açılmışken Hikmet Karaman’ın etkisini ve katkısını da sormadan edemezdik tabi ki. Aygün’ün yanıtı şöyle oldu: Hikmet Karaman benim yeğenimdir. Kendisini Almanya’dan tanırım. Kocaelispor’da Sefa Sirmen teknik direktör ararken Reinhard Saftig’i tavsiye ettim, Hikmet Karaman’ı da yanında gönderdim. Kendisinin Antalyaspor’u şampiyon yaptığı ve Engin Korukır’ın da yardımcısı olduğu unutulmamalı. Elbette Karaman ile oturup konuştuk ve Engin Korukır üzerinde karar kıldık. Sonrasında futbolcu tercihlerinde de yardımları oldu ama Engin Hoca’yı göreve getirdikten sonra artık kendisinin işine karışmadık.

BİZİM AİLEDE KISKANÇLIK OLMAZ
Geçen yılın aksine Başkan Gültekin Gencer’in biraz daha geri planda kaldığını, kamuoyunda böyle bir algı oluştuğunu da hatırlattığımızda ise Aygün biraz geçmişe gitti: Babam 1967 yılında vefat ettiğinde annem 6’ncı kardeşime hamileydi. Ben 11 yaşımda 6 kardeşimi omuzladım ve bugünlere geldim. Bir ailenin içinde kıskançlık olmaz. Kardeşlerim arasında hiç bu tür bir duygu yaşanmadı. Biz de bir aileyiz. Kıskançlığa yol açacak, birimiz önde diğerimiz gerideymiş gibi bir durum yaratmayız. Başkanımız başkanlık yapıyor, ben futbol şubesiyle ilgileniyorum. Hepimiz işimizi yapıyoruz. Başkanımızın önüne geçerek haddimizi aşmayız. Bizim aramızda böyle şeyler olmaz.

ANTALYASPOR TARAFTARINA ÇAĞRI
Röportajın son sözleri de taraftara geliyor. Mehmet Aygün Antalyalılardan daha fazla desteği şu sözlerle istedi: İç sahada ve deplasmanda bizi destekleyen önemli sayıda bir taraftar grubumuz var ama şampiyonluğa yürüyen bir takımın daha fazla destekçisi olmalı. Biliyorsunuz, Passolig uygulaması başladı ve tribüne gelenler azaldı. Herkesten Passolig kartlarını almasını ve Antalyaspor’a destek olmasını istiyorum. Bir başarı gelecekse birlik ve bütünlük içindeki bir camia olursak gelecek. Bunu kimse unutmasın.

5 MİLYONA KOLEJ TAKIMI
İlk zamanlarda özellikle futbolcu transferlerinde eleştirildiklerini hatırlattığımızda ise Aygün, “Eleştirileri normal karşılıyorum. Ama bizler yönetici olarak ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundaydık. Takımı oluştururken tekmeye kafa uzatan, mücadeleci ve bu ligi iyi bilen oyuncular tercih ettik. Belki bir çoğu isimsiz olabilir ama biz bir ‘takım’ oluşturduk. Tam bir kolej havası, çok iyi bir arkadaşlık var. Ve bunların hepsini 5 milyon lira gibi bir rakama çözdük. Ligimizde 20-25 milyon liraya kurulan takımlar var. Durumlarını hepimiz görüyoruz. Takım, para ile değil, inançla, takımdaşlıkla, arkadaşlıkla oluşturulur” dedi.

AVRUPALI ANTALYASPOR
Aygün, kulüple ilgili hayallerini de şu sözlerle ifade etti: Antalyaspor Süper Lig’de her sezon ilk 5’te olabilen, sürekli Avrupa’da mücadele edebilen bir takım olmalı. Stadımız bitiyor. Tesislerimiz de yapılıyor. Altyapı çok önemli. Eğer alt yapı sağlam olmazsa başarılar günlük olur. Türkiye’de 1 yılda yapılan maç sayısı, Almanya’da 1 haftada yapılıyor neredeyse. Uzun vadeli başarı da böyle geliyor.

YILMAZ’I BEN GÖNDERDİM
Ali Rıza Yılmaz’ın gönderilmesi ile ilgili olarak Aygün, “Kendisini göreve getiren de benim, kendisiyle yürümeyeceğine karar veren de. Gidişine ben karar verdim, yönetime söyledim, arkadaşlarım da onayladı. Bu konuyu daha fazla uzatmanın da anlamı yok” dedi.

HİÇ BİR YERE GİTMEM
Mehmet Aygün belki de röportajın en iddialı cümlelerini takımın hedefiyle ilgili sarf etti: Bakın, şunu söylüyorum. Bu takım bu sene çıkamasa da devam edeceğim. Bizim için durmak yok. Hayatım elverdiği sürece bu amaçta yürüyeceğim. Antalyaspor’u Süper Lig’e çıkarmadan hiçbir yere gitmiyorum.

MANİSA MAÇI BENİ BİRAZ ÜZDÜ

Takımın şu andaki gidişinden de memnun Mehmet Aygün. Ancak 3-3’lük Manisaspor maçına biraz üzüldüğünü de aktardı. Aygün, “Şu anda lideriz ama bu çok da önemli değil. Sezon sonunda nerede olacağımız önemli. Manisaspor maçında 1-0 yenik duruma düşüp 3-1 öne geçen ve çok daha farklı kazabileceğimiz bir maçı 3-3 bitiren futbolcularımız doğrusunu söylemek gerekirse beni biraz üzdü. Benim şahsi olarak ilk hedefim takımın ilk yarıyı lider bitirmesi. İnanın ki bu takımın şampiyon olmasını herkesten çok ben istiyorum. Keşke diyorum lig hemen bitse de mutlu sona ulaşsak. Ama ikinci olarak da Süper Lig’e çıkarsak ‘hayır’ mı diyeceğiz. Hedefe ulaşmak bizim için önemli”dedi.