Sezar’ın hakkı Sezar’a…

Sezar’ın hakkı Sezar’a…

Açıkça söylemek gerekirse; sezon başında gündeme geldiğinde doğru isim olmadığını, sezon başlayınca da  gösterdiği performansın yetersiz olduğunu düşünmekten hiç vazgeçmedim. Hem oyuncu tercihleri hem oynattığı futbol hem de oyuna hamlelerinin yetersiz olduğunu fikrinde oldum.

Bu kişi Bülent Korkmaz…

Antalyaspor, sezonun ilk yarısında biraz Ali Şafak Öztürk’ün geri dönüşünün etkisi, biraz da şansla topladığı puanlarla bu noktaya kadar gelmiş, ancak ikinci devrede sert bir duvara çarpmıştı. Son 3 haftada ise deyim yerindeyse yeniden futbol oynamayı hatırladılar.

Sırasıyla Rizespor, Başakşehir ve Sivasspor maçlarında gösterilen performans gelecek adına hayaller kurdurdu. Burada devre arasında kadroya dahil edilen Amilton ve Fredy’nin yıllardır bu takımın formasını giyiyormuş gibi gösterdiği uyuma da dikkat çekmek lazım.

Galibiyet öylesine unutulmuş ki Sivasspor, farkı 1’e indirdiğinde futbolcuların eli ayağına dolaşmaya başladı. Galip gelememenin verdiği stres herkese sirayet etmiş. Ancak bu hafta oynanacak Ankaragücü maçıyla birlikte çok farklı şeyler de konuşmaya başlayabiliriz. Alınacak bir galibiyet daha kaybolan özgüveni yerine getirecek.

Sivas karşısında alınan bu galibiyet, 3 puandan çok daha fazlası elbette. Tabii ki  futbolcuların ortaya koyduğu performanslara da dikkat çekmek lazım. Fredy ve Amilton ile ilgili yukarıda birkaç sözcük kullandım.

Diğer isim Nazım Sangare olmalı…

Önceki sene Almanya 3. Ligi’nde oynayan bu genç, her geçen gün başarı merdivenini tırmanmaya devam ediyor. Attığı gol de bunun güzel bir süsü oldu. Amilton ile ortaya koyduğu uyum da gelecek adına umut verdi.

Bir parantez de Ferhat Kaplan için açmak lazım. Eldivenleri son kez eline geçirdiği karşılaşmada tam anlamıyla hayal kırıklığı yaratmış ve Antalyaspor’un Türkiye Kupası’ndan elenmesinde büyük etki etmişti. Ancak Sivasspor karşısında sanki o eldiven elinden hiç çıkmamış gibiydi. Profesyonelliğine bir alkışı hak etti.

Koray GEÇGEL (Toros Gazetesi)