Tribün gruplarından duyuru

07 Gençlik ve Grup 1966’nın yaptığı ortak duyursu şu şekilde;

Bildiğiniz gibi son haftalarda taraftar grupları olarak Antalyaspor A.Ş. yönetimi ile sancılı bir dönem yaşamaktayız.

Mevcut durumu şöyle özetleyelim;

Bundan 5 – 6 sene öncesini hepiniz iyi hatırlarsınız. Hasan Akıncıoğlu döneminde taraftarı endüstriyelleştirip oturan, tepki vermeyen ve protesto etmeyen, kendi tekellerinde bulunan bir taraftar topluluğu yaratmak istenmiş nitekim başarılı da olunmuştur. Akıncıoğlu döneminde Mardan Stadyumu’nda oynanan Antalyaspor Gençlerbirliği maçında 13 bilet satılmış, tarihi bir rezalet yaşanmıştır. Taraftarı 3 İstanbul takımına endeksli bir kitle haline getirip sezon genelinde 150 – 200 kişiye oynar hale gelinmiştir. Akıncıoğlu yönetimi, uyguladığı yanlış taraftar politikası ile  Antalyaspor tribünlerini bitme noktasına getirmiştir. Gültekin Gencer in gelişi ile bu dönem sonu ermiştir.

Gültekin Gencer,  geldiği ilk sezon yaptığı yanlış teknik kadro ve futbolcu seçimleri ile ilk sezonunda küme düşerek hayal kırıklığı yaratmış; buna rağmen doğru yönettiği taraftar politikası ile yeni sezona güven tazeleyerek başlamış ve ikinci sezonunda doğru teknik kadro ve futbolcu seçimleri ile playoff şampiyonu olarak tekrardan Süper Lig’e yükselmiştir. Kulüp bu dönemde daha da çok güçlenmiş ve taraftarla kenetlenmistir.

Üçüncü sezonda yeni stadın yapılması ve dünya yıldızı Samuel Eto’o’yu kadrosuna katarak başlamış, bununla beraber 20.000 kombine, 50.000’in üzerinde Passolig sahibine ulaşmış ve büyük bir başarıya imza atmıştır.

Antalyaspor taraftarı, bu dönemde yaptığı etkinlikler, tribün şovları, kareografiler ve her deplasmana 10 otobüsün altına düşmeyecek şekilde deplasman rekoru kırmış ve ayrıca Türkiye genelinde sosyal sorumluluk projeleri ile adından sıkça söz ettirmiştir.

Gültekin Gencer, 2015-2016 sezonunun sonunda istemeyerek de olsa istifa etmiştir. Gencer’in gidişi ile Akıncıoğlu dönemine binayen halef-i selef dönemi başlamış; Akıncıoğlu’nun eski kadrosu, Ali Şafak Öztürk önderliğinde Antalyaspor A.Ş. yönetiminin başına gelmiştir.

Yeni yönetimin büyük vaatler ile sezona başlaması, taraftarı büyük bir heyecana sürüklemiştir. Taraftar, Akıncıoğlu döneminin yeniden yaşanacağını öngörmüş olsa da yine de yeni yönetimi ziyaret edip destek olmuştur. Yeni yönetimle iyi başlayan bir diyalog kurulması ile güven tazelenmiş, güzel günler için bir ışık yanmıştır.

Lakin yeni başkanımız ve yönetimimiz futbolcu transferlerinde ilk hatalarını yapmış, kulübü zarara uğratarak transfer politikasında sınıfta kalmıştır. Yaptıkları transferler ise tam bir fiyaskodur.

Hem spor camiasına hem Antalyaspor’a hem de taraftara sancılı bir Eto’o, Beşiktaş ve Antalyaspor dönemi yaşatmışlardır. Bu olayda da sınıfta kalmışlardır.

Takım ilk dokuz hafta galibiyet alamamış, 9.hafta hocamız José Morais kulüpten gönderilmiştir. Bizler bu dokuz haftalık dönemde takımımıza hem içerde hem dışarda taraftar gerek yönetime gerek teknik kadroya ve futbolculara desteklerini hiç esirgememiş, takıma küsmemiştir. Bu dönemde söylendiği gibi Gencer çıktı olsaydık puan toplanamayan 9 hafta boyunca takıma destek olmak yerine yönetimi istifaya davet etmek ve peşi sıra olaylar silsilesine şahit olmaz mıydık? 

Dış saha maçları genel olarak hafta içi günlere gelmesine rağmen her deplasmana 400-500 kişinin altında gidilmemiş, gereken destek fazlasıyla verilmiştir. Bu dönemde taraftar otobüsleri sayılarak kamera kaydına alınarak taraftara karşı bir cephe alınmıştır. Gidilen her deplasmanda Antalyaspor taraftarı ev sahibiymiş gibi takımını desteklemiş, rakiplerine korku salmıştır. Bu durum spor camiasında ulusal ve yerel basında övgü ile kendinden bahsedilmesine ve takdir edilmesine sebep olmuştur. Konyaspor maçında yapmış olduğumuz kareografileri beğenmeyen bir yönetici, kareografi giderlerine destek oldukları maddi yardım için “Paraları dansözlerle mi yediniz?” diyerek alçalmış ve iftira atmıştır. Bu dönemde ve şu an gelmiş olduğumuz 16. hafta itibari ile takıma ceza aldıracak herhangi bir davranışta da bulunulmamıştır.

Yönetimle olan sıkıntılı süreç içerisinde Fenerbahçe ile maç yapacağımız gün Fenerbahçe taraftarını ağırladık ve teröre lanet yürüyüşü ile stada beraber gittik.
Yönetimden bazı kişileri protesto ettiğimiz Fenerbahçe maçında dahi en ufak bir küfürlü tezahürat veya taşkınlık yapılmamıştır. Akabinde Bursaspor deplasmanına organizasyon yapılmamıştır. Bu durumdan rahatsız olan kimseler, kalemi satılık olan bazı gazetecilere ne teklif ettiler ise bu karakter yoksunu kişiler sosyal medya hesaplarında ve basın yolu ile taraftara karşı bir tutum içine girmiş, yalan yanlış yazılar ile taraftarı karalama kampanyası başlatmışlardır. Ayrıca taraftar grupları yönetime Antalyaspor’a ciddi meblağlarda gelir sağlayacak projeler götürmüş ama bu projeler hiçbir şekilde desteklenmemiştir. Bizim anladığımız kadarıyla ikinci bir Akıncıoğlu dönemi başlamıştır.

Biz 07 GENÇLİK VE GRUP1966 taraftar dernekleri olarak her zaman takımımızın arkasındayız. Ne kadar uzaklaştırılmak istensek de takımımızı seviyoruz ve bu her zaman böyle olacak. Bu kabul edilemez tutumlarını sergiledikleri sürece yönetim ile hiçbir ortak paydamız olmayacak, statta susup oturmaya devam edeceğiz.”