Tüm Antalyaspor sevdalılarına merhabalar

Tüm Antalyaspor sevdalılarına merhabalar

İlk yazım olmasından dolayı çok heyecanlıyım, yapacağım her türlü hatadan dolayı herkesten özür dilerim .

Dedem, babaanneme “Maç günü ölme cenazen ortada kalır“ diyen bir aileden gelmenin avantajı ile , 3 yaşında baba kucağında başladığım bu sevdayı ne mutlu bugünlere kadar taşıyabildim.

Güncele gelecek olursak, hepimizin malumu takımızın hali. Sene başından beri yaşadığımız olayları ısıtıp tekrar tartışmaya açmak değil amacım ve biliyorum ki bu takım toparlayaca , en az geçen seneki başarıyı yakalayacağız.

Hocamızın, yeni geldiği için Osmanlı maçında galip gelen kadroyu bozmak istemediğini düşünüyorum .Sivas maçında ki mağlubiyetin tek sevindirici tarafı ise, yeni hocamızın, sene başından beri yapılan ve bir çok taraftarımızın farkına varıp hemfikir olduğu kronik hataları canlı canlı yaşamasıydı.

Ayrıca Leanorda’nun oyuna hamleleri, aldığı riskler ilerisi için umut verdi.

Minik takımdan başlayarak defans ile ilgili öğretilen ilk şey, forvet ve kanat da oynayan açıklar, seni peşine takar, sağ – sol beki ortaya, stoperi sağa sola çeker, onları defans pozisyonunuzu ve koridorunuzu boş bırakmayacak yere kadar takip edeceksiniz.

Bu sene özellikle Sakıp ve Celustka da bu sorunu çok fazla yaşıyoruz. Alanı boşaltınca stoper kademeye gireyim derken araya atılan toplarda bir çok gol yedik. Sakıp’ın inatla buna devam etmesi inanılır gibi değil, Sivas maçında ilk golde sağ bek ve sol bekimiz yan yana iken rakibin sol bekinden çalım yedi. Maicon’un sarı kart yediği pozisyonun kale arkası kamerası çekiminde lütfen Sakıp’ı bir izleyin nerede ? Bu sene bu şekilde ki hatalarını defalarca izledik. Ferhat ise her sene birkaç maçta kronik bu hataları tekrarlıyor.

Rıza ve Badia’ın aynı kişiler üzerinde tercih yapması, Boffin ve Musa’nın antrenman performansı hakkında soru işareti bıraksa da , yeni hoca ile birlikte formayı kapacaklarını düşünüyorum. Musa’nın yerine başka alternatiflerde değerlendirilebilir. Celustka, Aydın Karabulut, Nazım, genç Yusuf gibi. Hepsi Sakıp’tan iyi olabilir.

Tüm bunların ötesinde is , en büyük problem takım olmayı henüz başaramadık. Bunda en büyük suç Rıza Çalımbay’da idi. Takım olmayı bırakın takımı saha içi ve dışında resmen böldü, parçaladı.

Saha içine dönecek olursak hatlar arasında inanılmaz bir kopukluk var, set hücum yapamıyoruz, karşı takım kapandığında 4 bek, 2 ön libero ve Nasri ve çoğu zaman Eto’o neredeyse çizgi halinde kalıyoruz, alana yayılmadan, sadece defans arasına atılan toplar ile gol arıyoruz  Bu kadar iyi pas yapan futbolcularımız varken neden araya top atarız anlayamıyorum ?

Yazıyı çok fazla uzatarak sıkmak istemiyorum, ama hepimizin kafasında aynı sorular ve çözümler var umarım teknik ekip bunu en kısa sürede başarır.

Yazımı sonlandırırken de birkaç cümle ile başkanımız ile kelam edeyim. Sonuna kadar destekliyorum ve canı gönülden başarılı olmasını istiyorum , bizim için büyük bir şans. Ama şu eleştirileri de yapmadan geçemeyeceğim ;

  • Kendisinden önce gelen başkan dönemi ile ilgili bu kadar spekülasyon var iken ve başkanımız kulübe kabuk değiştiren transferler ve vizyon kadar iken halen kulübün içinde ve çevresindeki çürük elmaları temizleyemedi.
  • Her konuda kendi uğraşıyor, taraftarla, futbolcuyla, teknik direktörle, basınla, taraflı basınla, rakip kulüp başkanı ile vs….. Her şirket de olduğu gibi görev tanımları vee görev dağılımları olmalı, bütün her şeyi yapayım derken, kendini çok yıpratabilir . Kulübümüzün aktif bir basın sözcüsüne , futbol şube sorumlusuna , basınla/halkla ilişkiler vb…. uzmanlarına ihtiyacı var. Aslında bu görevlerde yöneticiler var ama yok gibiler.
  • Ve ne yazık ki Antalya olarak bir lobimiz yok , ulusal medya da gücümüz yok. Yeni yeni ulusak spor siteleri ve radyo kanallarında sesimizi duyurmaya başladı. Biz büyürken rahatsız olanlar ve başkanın tartıştığı kişilerden ötürü, ulusal medya Rıza Hoca / Nasri olayını nerelere getirdi , hepimiz gördük .

Takımla birlikte hepimiz büyümeli gelişmeliyiz .

Saygılarımla ;


Onur ÖZ