Başkan Gencer’den Manşet gazetesine çarpıcı açıklamalar
2013 yılında ‘hayalim’ dediği Antalyaspor’a başkan olan Gültekin Gencer, bugüne kadar yaptıklarını, bundan sonra yapmak istediklerini Akdeniz Manşet Gazetesi’ne açıkladı Röportaj: Şifa ÇİÇEK Şampiyonluk neden olmasın […]
2013 yılında ‘hayalim’ dediği Antalyaspor’a başkan olan Gültekin Gencer, bugüne kadar yaptıklarını, bundan sonra yapmak istediklerini Akdeniz Manşet Gazetesi’ne açıkladı Röportaj: Şifa ÇİÇEK Şampiyonluk neden olmasın Akdeniz Manşet’in bu haftaki konuğu Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer oldu. Önemli açıklamalarda bulunan ve gelecekle ilgili projelerine değinen Başkan Gencer, Süper Lig şampiyonluğu için “Neden olmasın” dedi. Eto’o’dan övgüyle söz eden Gencer, Eto’o’nun transferi ile ilgili olarak ise, “Antalyaspor’un 50 yıllık tarihindeki en büyük transfer” diye söz etti. Akaydın’a eleştiri, Türel’e övgü CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak ve Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Mustafa Akaydın’a sert eleştirilerde bulunan Gencer, Antalyaspor’a yeni tesis kazandırmak için adım atan Menderes Türel’i ise övdü. “Şehir istesin Ronaldinho’yu getiririz” diyen Gencer, “Bizim getiremeyeceğimiz oyuncu yok. Kentimiz artık bizlere inanıyor” diye konuştu. İşte ses getirecek o röportaj: Ş.Ç.: Öncelikle bize başkanlık sürecinden söz eder misiniz? G.G.: Toplamda 6 defa Süper Lig’e çıkan Antalyaspor’un iki kez yönetiminde yer aldım. İlk yöneticiliğimde Hasan Subaşı kulübün başkanıydı. 2004 yılında herkesin bildiği üzere bir başkanlık problemi yaşanmıştı. O zamanlar başkanlığa talip olduğumu dile getirmiştim. Seçime kısa bir süre kala Hasan Akıncıoğlu aday olarak gösterildi. Konu Antalyaspor olduğu için adaylıktan çekildim. Nihayetinde Hasan Akıncıoğlu 5 yıl kulübü iyi bir şekilde yönetmeye çalıştı. Kendisine teşekkür ederim. O yıllarda kulübümüzün her zaman yanında olduk, Antalyaspor’u hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Antalyasporlu olarak üzerimize ne düşüyorsa yaptık. Bu süreçten sonra Hasan Akıncıoğlu başkan görevden ayrılacağını belirtmişti. Ne kadar ikna edilmeye çalışılsa da kararının kesin olduğunu ifade etmişti. Ardından başkanlık için benim fikrim sorulmuştu. ‘Şehrin dinamikleri oluşursa Antalyaspor’da başkanlık yapmak bir şereftir’ dedim. Önce kimlerle çalışabileceğim hakkında bir araştırma yaptım, daha sonra Antalyaspor’da kimler başkanlık yaptıysa onların görüşlerini aldım. Tabi Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Menderes Türel’in de müsaadesini aldık. ATSO dahil birçok kurumun başkanlarını arayıp görüşlerini aldım. Ş.Ç.: Antalya Ticaret ve Sanayi Odası sizden uzak durmaya mı çalışıyor? G.G.: Benim Antalyaspor’a başkanlığımı istemeyen tek kurum ATSO’ydu. Kurumun başkanı Çetin Osman Budak benim başkanlığımı kesin olarak istemiyordu. Başkan olmamam adına ciddi bir şekilde muhalefet yapmıştı. ATSO benim başkan adaylığım sürecinde Antalyaspor ile olmayacaklarını belirtmişlerdi. Bunların belgeleri hepsi mevcuttur. Tabi bu olaylar Antalyaspor adına üzücü bir durumdur. Ayrıca ATSO’da her dönem sporla ilgili bir ödül veriliyordu. Antalyaspor Süper Lig’e tekrar çıktığında bu yılki ödül törenlerinde maalesef bizlere yer verilmedi. İstanbul’da Samsunspor ile oynanan final maçında bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları maçtaki yerlerini aldı. Fakat yer ayırmamıza rağmen ATSO katılmadı. Samuel Eto’o transferinden dolayı dünyada ve Türkiye’de birçok ödül aldık. Maalesef ATSO’dan aynı nezaketi göremedik. Eto’o sadece bir futbolcu transferi değildir, aynı zamanda Türkiye’nin ve Antalya’nın reklam yüzüdür. Ama ATSO ödül vereceği zaman yaranacağı yerlere ödülleri yaratıyor. Çetin Osman Budak başkanlığında ATSO, Antalyaspor’a hiçbir zaman gerekli desteği vermemiştir. ANSİAD konusuna da değinmek istiyorum. Şehrin en büyük kurumlarından biri olan ANSİAD, Antalyaspor’u destekleyeceklerine olayı kişiselleştiriyorlar. Antalyaspor’a onurlandırma adına destek verilebilir, fakat kurum el uzatmıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel, Antalyaspor’u hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Ş.Ç.: Daha önce ‘ulusal lisansı’ bulunan Antalyaspor şimdi neden alamıyor? G.G.: Başkanlığımın ilk günü Antalyaspor’un başarısı için denetleme sisteminin kurulmasını istedim. Antalyaspor başkanı olduğumda şu ifadeyi kullandım: Bir hazine devraldım. Ne kadar borçla kulübü devraldığımı herkes biliyor. Son genel kurulda bankaya olan borcumuzun 23 milyon TL olduğunu açıklamıştım. Örnek vermek gerekirse Sammy Ndjock’un yetiştirme parasını yeni ödedik. Alacağı kalmadı. UEFA nezdinde hiçbir dosyamızın olmaması için hepsini temizledik. Ulusal lisansta şu an hiçbir sıkıntı yok. 10-15 gün içinde almak için yeniden başvuracağız. Ş.Ç.: Göreve geldiğinizde ne gibi bir tabloyla karşılaştınız? G.G.: Göreve geldiğimiz ilk yıl sponsorlardan 1 lira bile alamadık. Sponsorlardan bütün ücretler bir sene önceden alınıp kullanılmıştı. 2013-2014 sezonuna dair reklam ve sponsor adına kullanabileceğimiz ücret yoktu. Bütün bunlara rağmen benim amacım vizyonu olan bir takım oluşturmaktı. Çünkü bu şehrin ayağa kalkması için farklı atraksiyonlara ihtiyacı olduğunu biliyordum. Her ne kadar beni şovmen diye adlandırsalar da ben eski yıllara dönüşü hayal ettim. Şehirde 2 milyon insan var fakat maçlara bakıyoruz bin kişi gelmiyordu. Önce bunları çözmemiz gerekiyordu. Ş.Ç.: Göreve geldiğiniz ilk sene Antalyaspor küme düştü. G.G.: Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Mustafa Akaydın döneminde Antalyaspor’umuz maalesef yeterli ilgiyi görmedi. Akaydın bir kez bile kulüp binasına gelmedi. Bizler yanına gittiğimizde ise danışmanına yönlendiriyordu. Tabi bu olaylar karşısında hayal kırıklığı yaşadık. Bütün bu olumsuzluklarla birlikte sahipsizliğin diz boyu olduğu zamanda takımımız maalesef küme düşmüştü. Yönetim kurulundaki arkadaşlarla ‘biz nasıl düşürdüysek çıkartacağız’ diye karar aldık. Sonrasında bunu başardık. Bu arada, Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel’e Samsunspor ile oynanan final maçı öncesi Başakşehir Stadı’na giderken, ‘Ben bu takımı Süper Lig’e çıkartacağım ardından bir dünya yıldızı getireceğim’ demiştim. Nihayetinde Süper Lig’e çıktık, Eto’o gibi bir dünya yıldızını da getirdik. Ş.Ç.: Gelelim şu ödül meselesine… G.G.: Bildiğiniz gibi bu yıl Antalyaspor bir çok alanda, bir çok ödül aldı. Son olarak ‘Marka Futbol Jürisi’ bana ‘Yılın Başkanı’, Eto’o’ya ‘Yılın Futbolcusu’ Eto’o transferinde sponsor olarak Antalyaspor’a destek olan Yönetim Kurulu Üyemiz Levent Aydın’a da ‘Yılın Yöneticisi’ kategorisinde ödül verdi. Ş.Ç.: Eto’o’yu Antalyaspor’a gelmeye nasıl ikna ettiniz? G.G.: Eto’o’nun İtalya’da 3 yıllık sözleşmesi bulunuyordu. Hiçbir futbolcu 3 yıllık sözleşmesini bırakıp başka takıma gitmez. Bırakma sebebi kesinlikle maddi değildi. Hocayla problemleri vardı. Neticede zoru başardık ve 50 yıllık Antalyaspor tarihinde en büyük transfere imza atmış olduk. İmza töreninde stadyumdaki coşkuyu dün gibi hatırlıyoruz. Kulüp tarihinde ilk kez yeşil zeminde bir imza töreni yapıldı. Eto’o her gittiği takımda şampiyonluk yaşamış biri olduğundan dolayı burada da şampiyonluk yaşamak istiyor. Ben de diyorum ki şampiyonluk neden olmasın. Ş.Ç.: Sezonu değerlendirir misiniz? G.G.: Sezon öncesi ligde kalıcı olan, ayakları yere basan bir takım oluşturmak için çalışmalara başladık. Şunu itiraf etmeliyim ki sezon başı en büyük problemimiz Teknik Direktör Yusuf Şimşek’ti. Yusuf Hoca takımı şampiyon yaptığı için her zaman arkasında durdum. Ekol yaratabilir miyiz umudunu taşıyorduk. Yusuf Şimşek ile çok sıkıntı yaşadık. Bize gelip ‘şampiyon olmuş kadrodan kimseyi göndermek istemiyorum’ dedi. Transfer noktasında bizim önümüzü tıkamıştı. Çünkü şunu iyi anlamak gerekir. PTT 1. Lig ile Süper Lig arasında çok ciddi fark var. Bunları öngörmek gerekiyordu. Özellikle transfer noktasında Yusuf Şimşek ile ciddi problemler yaşadık, istediğimiz oyuncuları alamadık. Yusuf Hoca’nın olmazsa olmaz dediği 3-4 oyuncu vardı. Bunlar zaten hedeften uzaklaşan oyunculardı. Küçümsemek için demiyorum. Karşıyaka’da oynayan 3 oyuncusunda çok ısrar etti. Tüm bunlar yolları ayırmamıza neden oldu. Ş.Ç.: Kulüpler Birliği olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret ettiniz. Bu ziyaretten söz eder misiniz? G.G.: Ziyarette kulüp başkanları Cumhurbaşkanımıza sıkıntılarını, problemlerini anlatırken ben ise sadece şunları ifade ettim. Antalya gibi bir kulüpte başkanlık yaptığım için çok gururluyum. 20 yıllık bir yönetici kimliğimle Antalyaspor’a bir vizyon doğrultusunda tekrar başkanlık için geldim. Buradaki amacım Antalyaspor’a ve Türkiye futboluna katkı koymak adına çalışmalar yapmaktır. Ortalama bin kişiye maç oynarken Cumhurbaşkanımızın sayesinde yaptırılan yeni statta şu anda 45 binleri bulan Pasolig’e ulaştık. Aynı zamanda 18 bin kombineye sahibiz. Toplantıda Beşiktaş ve Fenerbahçe yöneticilerinin gözlerine bakarak Eto’o gibi bir dünya yıldızını ülkemize kazandırdığımızı ifade ettim. Çünkü Eto’o tanıtım adına büyük bir isim. Dünya Kupası kura çekiminde Türkiye’den sadece Eto’o katıldı. Ayrıca Samuel Eto’o FIFA Ballon d’Or ödül törenine katılarak ülkemiz ve Antalya adına önemli bir tanıtım oldu. Biz Eto’o transferinden dolayı Cumhurbaşkanımızdan tebrik alıyoruz ama bizim bazı kurumlarımız bizlere bu nezaketi göstermiyor. En çok üzüldüğüm durum çok az sayıda kişinin bizlere karşı aldığı tavırdır. Bu kişiler hala bir yıl önceki söylemlerini devam ettiriyorlar. Bize belden aşağı saldıranlar var. Ancak bunların hepsini mahkemeye verdim. Bazı davaları kazandım bile. Artık şehir, takımına sahip çıkmalıdır. Ş.Ç.: Teknik Direktör Jose Morais’in geliş süreci nasıl oldu? G.G.: Antalya olarak bir futbol şehri olduk. Özellikle stadyum ve tesislerimizin yapılmasıyla birlikte bir futbol şehrine döndük. Teknik Direktör Jose Morais imzaya geldiğinde şu anki tesislerimizi gördü, imza atmak istemedi. Fakat Büyükşehir Belediye Başkanımız Menderes Türel’in yaptırdığı yeni tesisleri görünce anlaşma hemen sağlandı. Çünkü Jose Morais Antalyaspor’un geleceğini gördü, imzayı attı. Ş.Ç.: Antalyaspor takım oldu diyebilir miyiz? G.G.: Teknik Direktör Yusuf Şimşek zamanında takımın bir iskelet kadrosu yoktu. Ama şu anda o iskelet kadro oluştu. Roman Motta transferi ikinci yarı yaptığımız en iyi transferdi. Danilo transferinin ilginç bir hikayesi var. Almanya’dan Taylan’a kesilmiş olan bileti vardı. Hemen Türkiye’ye yönlendirerek Danilo’yu Antalyaspor’a kazandırdık. Danilo bir gece operasyonuyla takıma katıldı. Takıma katkısını gördünüz. Ş.Ç.: Ronaldinho transferi ne aşamada?Antalyaspor’a gelecek mi? G.G.: Ronaldinho transferinde çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Ronaldinho imza parası için 1.5 milyon Euro istiyor. Fakat ben 1 kuruş bile vermeyeceğimi belirttim. Şartlar oluşursa anlaşacağız. Şehir yeter ki istesin. Bizim getiremeyeceğimiz oyuncu yok. Kentimiz artık bizlere inanıyor. Ronaldinho ile birlikte Dünya klasmanında bir kanat oyuncusuyla önümüzdeki hafta bir görüşmemiz olacak. Transfer noktasında görüşmelerde son aşamaya geldik. Ş.Ç.: Şöyle geriye dönüp baktığında pişmanlık duyduğunuz bir olay var mı? G.G.: Başkanlık döneminde en büyük pişmanlığım Teknik Direktör Samet Aybaba’yı göndermek oldu. Çünkü yanlış zamanda bu ayrılığı gerçekleştirdik. Göndermeseydik Antalyaspor bugün farklı yerlerde olurdu.
İlgili Haberler
Güray Vural: Biz iyi bir takımız
Ümraniyespor karşısında attığı 2 golle galibiyetin mimari olan Antalyaspor kaptanı Güray Vural, iyi bir takım olduklarını ve taraftarın kendilerine inanmasını söyledi.
Ümraniyespor - Antalyaspor : 1-2 (Maç sonucu)
Antalyaspor, 1. Lig’in 7. haftasında Ümraniyespor'a konuk oldu.
Antalyaspor, Osman Özköylü ile anlaştı
Teknik direktör Bülent Korkmaz ile yollarını ayıran TFF 1. Lig ekibi Antalyaspor, Osman Özköylü ile anlaştı.