13 Eylül 2026 Pazar
Antalyam

Ersun Yanal: Öztürk ailesinin futbola büyük katkı sağlayacağına inanmam işin önemli bir başlangıcıydı

Antalyaspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Kırmızı-Beyazlı takıma geliş sürecinden hedeflerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Deneyimli teknik adam, Fenerbahçe karşılaşmasına hazır olduklarını belirterek, “Her maç […]

Ersun Yanal: Öztürk ailesinin futbola büyük katkı sağlayacağına inanmam işin önemli bir başlangıcıydı

Antalyaspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Kırmızı-Beyazlı takıma geliş sürecinden hedeflerine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu. Deneyimli teknik adam, Fenerbahçe karşılaşmasına hazır olduklarını belirterek, “Her maç aynı, her maçın senaryosu farklı. Her maçın kendine göre bir senaryosu var. O gün maçta kim oynayacak, kim oynamayacak? Cezalı veya sakat oyuncu var mı? Bilmiyorum. Fenerbahçe için de aynı şey geçerli. Onların gideceği yer de belli. Rakibimizin nasıl oynayacağı da belli. Hiçbir sonuç sürpriz değil. Şampiyonluğa oynayan takımlarla yaptığımız karşılaşmalar da ortada. Her takıma karşı oyun stratejimizi kabul ettireceğimiz ve kabul ettireceğimize inandığımız bir oyun oynuyoruz. Her maçta rakibimizle bu mücadeleyi yapacağımızı düşünüyorum. O maçta da aynı şekilde rakibimizle her türlü mücadeleye hazırız ve kazanabilecek seviyedeyiz. Kaybetmeyecek seviyedeyiz. Hiç kimse kusura bakmasın biz kazanmak için her şeyi yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Kazanmak için daha iyi savunma yapmalıyız” Antalyaspor’daki hedefini “Burada yapmak istediğim, iyi ve herkesin saygı duyduğu bir takım oluşturmak.” sözleriyle ortaya koyan Yanal, “Hatayspor karşısındaki 6-0’lık yenilgiden sonra ligde 11, kupada 2, toplam 13 maçlık yenilmezlik serisi yakaladınız? 6-0’dan sonra ne değişti?” sorusunu, “Çok hızlı gelişti, 3-4 hafta içerisinde bu sonuca geldik. Oyuncuların birlikte oynayabileceği bir takım oyunun, planlanması gereken bir süreç vardı. Bu kolay bir süreç değildi. Ama 6-0 bizim için büyük bir fırsattı. Bu fırsatı iyi değerlendirdik. Aslında bazı eleştiriler de aldık, o eleştiriler sorunun cevabı. Savunma yapmak ülkemizde hep korkaklık, cesaretsizlik, kaybetmemek olarak adlandırıldı. Aslında savunma yapmak bunun tam tersidir. Savunma yapmak kazanmak içindir. Bugün her takım kazanmak için savunma yapmak zorundadır. Eğer iyi savunma yapmazsanız, bugün liderliğe, şampiyonluğa ya da büyük hedeflere oynuyor dediğiniz takımların savunmaları ne hallere düşüyor. Oyun disiplinini, birlikte oynamayı, takım olarak bunu daha iyi nasıl yaparızı çalıştık.” şeklinde yanıtladı.Ersun Yanal, savunma futbolu oynattığı ve oyunu kilitlediği yönündeki eleştirilerle ilgili şöyle konuştu: “Evet çünkü hücum oynayabilmek için çok daha farklı organizasyonlara, çok daha farklı oyuncu profillerine ihtiyaç var. Oyuncuların karakterlerine ve özelliklerine göre bir oyun planlarsınız. Hücumu tamamen kendi yarı sahasından rakip yarı sahaya iten, orada oynayan… Rakibe savunma yaptıran bir takım olmak için farklı özelliklerde oyunculara sahip olmalısınız. Bunlar yoksa ne yapacaksınız? Oyunu kaybetmemek için değil, kazanmak için bir takım organizasyonlar yapmak zorundasınız. Bugün doğru izlediğimizde aslında biz iyi savunma yapıyoruz ama iyi de hücum yapıyoruz. Hatta yaptığımız hücumların birçoğundan da beceriksiz olarak geri dönüyoruz. Bu beceriyi geliştirdiğimizde çok daha farklı bir takım olacağız. Dolayısıyla eleştirilere saygı duyuyorum ama biz kazanmak için daha iyi savunma yapmalıyız.” “Rakibimiz kim olursa olsun bizi yenmek çok zor” Transfer yasağı nedeniyle ara transfer döneminde transfer yapamayan tek takım olduklarını hatırlatan Yanal, “Bu ülkede 152 ya da 156 transfer yapıldı, Avrupa’daki ortalama 24 ya da 26. İtalya’da 54 transfer yapıldı, rakamlar çok acı. Biz bu sene aynen şunu söylüyoruz ‘Tüh tüh tüh bu sene çok transfer yapılmadı. Bu transfer dönemi çok kötü geçti, kulüplerin durumu iyi değil.’ Arkadaşlar 150’den fazla transfer yapıyoruz devre arasında. Bu ne yapılanmayı, ne kulüplerin organizasyonunu ne de kulüplerin vizyonunu bize anlatır. Bu doğru bir şey değil. Antalyaspor özelinde, aslında isteseler çok rahat açabilecekleri bir transfer dönemi vardı. Transfer yapamamamız bence çok da iyi oldu. Zaten oynatabileceğimiz ya da takımımıza gelip oyuncularımızdan çok daha iyi olabilecek bir oyuncu yoktu.” ifadelerini kullandı. Transfer yapamamanın yanı sıra takımdan oyuncu da gönderdiklerinin altını çizen Antalyaspor Teknik Direktörü, “Gerekiyorsa yine yollardık. Bu takımda duruşu olan, karakterli ve bu duruşu performansıyla destekleyen oyuncular var. Genç oyuncuların oynamasına olanak sağladıkları iyi bir duruş var. Kazandık ve kazanmaya da devam edeceğiz. Başka oyuncular da gelecek. Bugün Antalyaspor’a baktığınızda kupada yarı finale ve final maçına çıkacak bir takım ve bana göre ligde en az 5-6 puan eksik toplayan, 37-39 bandına çıkacak bir sırada olması gerek. 3-5 puanlık farkla doğru bir yerde duruyoruz, durmaya da devam edeceğiz. Rakibimiz kim olursa olsun bizi yenmek çok zor. Bizi yenmek için iştahlanacak çok takım var, bu da çok güzel bir şey. Bu oluşturduğumuz yapıyı Türk futbolunun geldiği noktayla kıyasladığımızda ben oldukça mutluyum. Öncelikle oyunculara bu konuda teşekkür etmek istiyorum.” şeklinde konuştu. “Bu takım her sezon Avrupa’da olmalı” Ersun Yanal, Avrupa hedefine ne kadar yakın oldukları yönündeki bir soruyu, “Bu sene elimizde. Şu anda önümüzde duran nesnel bir şey. Avrupa’da oynamalıyım, diyen iskeletimizden önemli oyuncular var. Onlar da bizi heyecanlandırıyor. Olmayabilir de ama önümüzdeki sezondan itibaren bu takım her sezon Avrupa’da olmalı. Antalya markası Avrupa’yla anılmalı ama bunu kendi üreterek yapabilmeli. Biz buna çok yaklaştık. Umarım Türkiye’de futbolun geldiği bu noktada doğru hamleler, doğru kurumsal yönetimlerle artık bu gibi takımların Avrupa’da yer alabileceği ortamları oluşturabiliriz. Umarım biz de bunu başaran insanlar oluruz. Benim en büyük hedeflerimden birisi de bu.” şeklinde yanıtladı. Yanal, Avrupa kupalarında yer almanın kendisi için ne anlam ifade ettiğini ise şu sözlerle açıkladı: “Çok heyecanlandırıcı bir şey, ben de heyecanlanıyorum. Türkiye’deki başarı kriterlerini Avrupa’daki başarı kriterleriyle kıyaslamak da sıkıntılı. Neden? Başarı şampiyonluk mu sizce? Bazen başarı bir oyuncu çıkarmak, bazen başarı altyapıdan oyuncu oynatmak, bazen başarı o takımı orta sıralarda tutup para harcatmamak, bazen başarı genç oyuncularıyla beraber belirli sıralamaları zorlamak. Başarının kriterlerini doğru tespit etmek gerekiyor. Herkes kendi seviyesine göre başarı tespit edecek. Evet bugün bazı takımlarımız şampiyon olamazsa başarılı değil. Ama bazı takımlarımız şampiyonluğun ötesinde ürettikleri istihdam konusunda çok başarılı. Bazı takımlarımız da yönetsel olarak açık vermiyorlar, standartları var, bence başarılılar. Orada satabilecekleri genç oyuncular yerleştirebilirler mi? Bilmiyorum, belki düşünüyorlar. Antalyaspor özelinde burada oyuncu üretmeli ve satmalıyız. Aynı zamanda en azından Avrupa için yarışmalıyız. İstikrarlı ve kalıcı olmalıyız. Bunlar benim kendi hayallerim. Bazı oyuncularımız da var, birkaç yıl içerisinde mutlaka Avrupa’da oynamak istiyorlar, ben onların kısa bir sürede Avrupa’da oynayacaklarını düşünüyorum.” Antalya’nın altyapı için en uygun yer olduğunu vurgulayan Yanal, “Bugün futbolda tartıştığımız en önemli konu futbol ekonomisi ve genç oyuncu problemi. Bunların en rahat şekilde geliştirilebileceği ve değiştirilebileceği yer Antalya. Sahip olduğu iklim ve futbol tesisleriyle bütün bu organizasyonların yapılabileceği yer de Antalya. Aslında ben bunu düşünerek de buraya geldim. Bu imkanları Antalya’da değerlendirdiğimizde hem ülke hem de dünya futboluna önemli bir katkıda bulunmuş olacağız.” ifadelerini kullandı. “Öztürk ailesi bütün borçları ödeyerek Antalyaspor’u devretti. Borçsuz, güzel bir takım bıraktılar” Deneyimli teknik adam, Öztürk ailesinin Antalyaspor yönetimini bırakmasıyla ilgili ise “Öztürk ailesi, Antalyaspor’u destekleyen ve yöneten, futbola büyük katkı sağlayacağına inandığım bu işin önemli bir başlangıcıydı. Şimdi Bodrumspor’la devam ediyorlar. Öztürk ailesi bütün borçları ödeyerek Antalyaspor’u devretti. Borçsuz, güzel bir takım bıraktılar. Türk futbolu adına onlara teşekkür etmek gerek. Bir taraftan da bunu sormak gerek. Niye? Maalesef ülkemizde bu niyeyi sorarken, yalnızlıktan, futbolun teşvikinden, futbola yapılacak teşviklerin doğru yönlendirilmesinden, bunun doğru kontrol mekanizmaları oluşturularak yapılmasından yola çıkmak gerek. Neden? Türkiye genç nüfusuna daha fazla sahip çıkıp, Spor, sanat ve kültürde değişmek zorunda. Bunlardan en önemlisi de futbol. 32 Avrupa ülkesinden daha fazla genç nüfusa sahip olan bir ülke, futbol organizasyonunu iyi yaptığında buradan neler çıkmaz? Burada en önemli yer neresi derseniz, Antalya. Öztürk ailesinin bu işi bırakıp, yeni bir yönetimin devraldığı günlerdeyiz. Antalya yeni bir maceraya başladı. Önemli olan şehir ve takım markasının özdeşleşeceği kalıcı bir organizasyon oluşturmak. Bu oluşturulduğu takdirde Antalya, turizmin olduğu gibi futbolun da cazibe merkezi olacaktır” şeklinde konuştu. Ersun Yanal’ın hedefi, iskeleti genç oyunculardan oluşan bir takım Deneyimli teknik adam, yeni bir yönetimin göreve geldiğini hatırlatarak, “Antalya’da uzun zamandan beri oluşmamış bir güç birliği yapılıp, Sayın Mustafa Yılmaz başkanlığında bir yönetim oluştu. Çok kısa zamanda bu planlar yapılacaktır. Elbette iskeletinde genç oyunculardan kurulu bir takım olması için çalışılacak bir süreç bizi bekliyor. Bunun çok kısa zaman içerisinde oluşacağını düşünüyorum. Şu anda bile Gökdeniz, Bünyamin, Doğukan ve bunlara ilave olacak Omar, Mevlüt, Mert gibi birçok oyuncu var. Bu oyuncuları çok kısa zaman içerisinde Türk futbolu hem tanıyacak hem de Türk futboluna katkı sağlayacak performanslarını görecek.” değerlendirmesinde bulundu. Takımda deneyimli, kalitesi yüksek ve ‘Keşke daha önce birlikte çalışsaydım.’ dediği oyuncular da bulunduğunu aktaran Ersun Yanal, şunları ifade etti: “Örneğin Nuri Şahin, hem Türk futboluna hem dünya futboluna çok önemli katkıda bulunabilecek bir karakter. Hakan Özmert, uzun zamandır tanıyorum, 36 yaşına geldi, önemli bir karakter, o da çok önemli işler yapacak. Ersan Gülüm, Beşiktaş’tan sonra Avustralya’ya döndü. Bu isimlere belki yaşlı oyuncular olarak bakılıyor ama tam tersi takımdaki dinamizmi tutan, bunu kendi vizyonuyla birleştiren, daha sonra teknik adam olarak görev yapacaklarını düşünüp kendilerini geliştiren isimler. Veysel ve Fedor da öyle. Bunları genç oyuncularla birleştirdiğimizde önümüzde çok önemli bir sürecin, bize güzel bir şekilde dönüşünü beklediğimiz bir zaman dilimi var. Hepimiz çok iştahlı ve keyifliyiz. Bu oyuncuların performansı ve ortaya koyduğu takımdaşlık örnek olacak. 13 maçlık seri bize bunu gösterdi. Galibiyet serisine birkaç maç daha ilave edip daha iyi olmak isterdik ama en azından, berabere bitirdiğimiz maçlarda kazanabileceğimizi göstermek, o mücadeleyi yapmak çok önemliydi. Bunun devam edeceğini düşünüyorum. Rakiplerimizin kim olduğu çok önemli değil, bizim nasıl geliştiğimiz, nasıl değiştiğimiz ve bu değişime nasıl uyum sağladığımız önemli.” “Gökdeniz önümüzdeki sezon çok daha farklı bir kulvara geçecek” Yanal, son dönemde attığı gollerle adından söz ettiren takımın genç forveti Gökdeniz Bayrakdar hakkında ise “Gökdeniz güçlü bir fiziğe sahip, aslında kötü olmayan bir tekniği ve çok iyi olan bir gol vuruş becerisi var. Dayanıklılığı çok iyi. Bunlar en önemli özellikleri. Dayanıklı, gol vuruşu çok iyi, bir kere çok iştahlı ve çok düzgün bir profesyonel. Önünde önemli bir zaman var. Çünkü bu tür oyuncular Anadolu’dan geliyor. Anadolu insanımızın saflığı, temizliği, daha hızlı karar verebilme özelliklerini geliştirebilecek zamana ihtiyacı var. Gökdeniz önümüzdeki sezon çok daha farklı bir kulvara geçecek. Biraz daha oyun yorumu, oyun tekniği ve oyun zekası geliştiğinde çok daha farklı bir kulvara geçeceğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu. Takımın diğer genç isimleri Bünyamin Balcı ve Doğukan Sinik’ten de övgüye bahseden Antalyaspor Teknik Direktörü, şöyle konuştu:“Bünyamin de çok dayanıklı, çok farklı yönlerde oynayabilen bir oyuncu. Doğukan, şu anda en yetenekli, tekniği yüksek bir oyuncu, onun da eksikleri var. Biraz maç eksiği var, onu tamamlaması gerekiyor. Onu tamamladığında çok başka bir oyuncu olacak. Başka genç oyuncular da var. İsim telaffuz etmek istemiyorum ama önümüzdeki sezon ‘Ya bu oyuncu nereden çıktı?’ diyeceğiniz oyuncular var. Antalyaspor’un zaten yapması gereken buydu: Altyapılar. Sedat Karabük hoca var. Çok önemli bir organizasyon içinde. Bu organizasyonu çok keyifli ve istekli yapıyorlar. Sayın Şafak Öztürk ve yönetimi bunu çok öncelikli kılmış, her şeyin önüne koymuş. Zaten Türkiye’nin en büyük ihtiyacı bu. Çok kısa bir sürede oranın daha da gelişeceğini düşünüyorum. Antalyaspor kendi imkanları, şehir ve iklim olarak da altyapısıyla Türk futboluna kazandırabileceği çok oyuncuyu barındıracak kapasiteye sahip. Bunun sonuçlarını birkaç yılda göreceğimizi umuyorum. Neden bunu söylüyorum, çünkü burada olmaya, bu heyecanı yaşamaya inanılmaz istekliydim. Çünkü burası bu tarz bir yer. Daha önce birçok genç oyuncuya katkım oldu, şimdi yeni oyunculara katkım olması beni çok keyiflendiriyor. Bu da bir sonuç, bu da bir başarı. Bunun peşinde koşmak beni heyecanlandırıyor.” (Ajansspor)

İlgili Haberler

Güray Vural: Biz iyi bir takımız

Ümraniyespor karşısında attığı 2 golle galibiyetin mimari olan Antalyaspor kaptanı Güray Vural, iyi bir takım olduklarını ve taraftarın kendilerine inanmasını söyledi.