Antalyaspor’da yaşanan maddi sorunlar, son günlerde zirve yaparken gazeteci Vedat Gürhan okları Başkan Rıza Perçin’e çevirdi ve “Paran yoksa neden başkan oldun?” sorusunu yöneltti.
Antalya Haber 7’de yer alan Vedat Gürhan’ın köşe yazısı şu şekilde:
“Ramazan ayı yüzü hürmetine hitabının mana ve önemini bilir misiniz? Hoş!.. Benimki de soru!. Özellikle Antalyaspor yönetiminde bilen bilse, yüzlerce gariban çalışanının 3 aydır maaşlarını mı ödemezlik yaparlar? Dünkü yazımın adına, “Yalan, yanlış” yaftasını yapıştırıp geçmiş Rıza Perçin bey efendi. Bir de, “Saygısızlık” ibaresini ekleyerek. Haşa… 90’lı yılların başıydı sanırım. Bir gün ofisimde oturuyorum. Bizim sekreter Çiğdem hanım, “Abi seni Ahmet Uluç diye birisi arıyor” dedi. Bağla dedim ve karşımdaki Ahmet beye buyur başkanım diye hitap ettim. Başkanım dedin de, sen beni tanıyor musun ki Vedat bey dedi bana. Başkanım şahsen tanışmadık. Ama bir gazeteci olarak sizin Antalyaspor başkanlığı yaptığınızı biliyorum cevabını verdim kendisine. Kısacası adı yetiyordu Ahmet Uluç başkanımın, mekanı cennet olsun. Ve dünkü yazımı Antalyaspor başkanı saygısızlık olarak nitelendirmiş. Bir kez daha haşa. Vedat Gürhan’dan Antalyaspor’un değil başkanına, kulübe bir tek çivi çakana dahi saygısızlık olması tarihte görülmemiş, asla da rastlanılmamıştır. Dün bana yazmıştı kendisi. Ve, “Basın toplantısında üslup hatası olabilir bunu söyleye bilirsin ama saygısızlığı kesinlikle kabul ede bilmem mümkün değil” cevabı verdim hala da arkasındayım. Yazımın girişi kime ne anlatıyor? Rıza Perçin’e sorduğumda, “Ben hacı torunuyum” cevabını verip geçti. Biz de hakiki Beşkaza yörüğü. Yedi ceddimiz inançlı ve çoğu hacı. Ve onlar böyle olduklarından dolayı Ramazan aynın yüzü hürmetinden bahsetmez, yapılması gereken neyse onu yerine getiririz. Öncelikle bu konuda hem fikir miyiz onu merak ediyorum? Salı günkü basın toplantısından sonra yazdıklarım yalan-yanlış mış!.. Hem de onca oradaki insanlara rağmen. WhatsApp’tan yazıp söyledi Antalyaspor’un başkanı Rıza Perçin. “Nedir yalan-yanlış olan” diye sordum, “Bir kere 30 milyon TL Büyükşehir’den gelmedi” demez mi? “Ben o toplantıda 30 milyona ne oldu diye sordum sen gelmedi cevabı verdin de ben tersini mi yazdım başkan” diye sordum kendisine. Cevap yazmadı karşıdan. Sadece, “Senin yaşın hürmetine saygım var” demekle yetinmez mi? O zaman ben bir Antalyaspor gerçeğini buradan haykırıyor, herkesin de bilmesini istiyorum. Ve diyorum ki, “Antalyaspor başkanlığı her fırsatta para para diye ağlama makamı değildir. Kendi geliş şeklini hiç gözünün önüne getirdiğin oldu mu? Olduysa öz eleştiri yapmasını bilir misin ki? İlla ki, “Paran yoksa neden Antalyaspor’a başkan oldun Rıza efendi” diye mi sormamız gerekiyor.? Ve, “Gelirken takımın içerisinde bulunduğu durumları bilmiyor muydun” diye de eklememiz mi? Zorla mı kolundan tutup o koltuğa oturttular seni Rıza bey? Salı günkü basın toplantısından sonra senin makam odandaki sohbete geçerken bir yöneticinin adını söyleyip yüzüne ağlamaklı sitemini yapıyordun ki tamamıyla tesadüf denk geldim. Ben ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyordum. Zira Antalyaspor başkanı yönetici arkadaşına ağlamaklı sitem etmez. Gereğini yapar geçer. Ama bizim yörüklerde bir söz vardır. Ve o söz atasözü haline gelmiştir: “Çobanın ufku keçinin …. kadardır” diye. Not: Sen benim bir hisse de olsa ortağı olduğum şirketin yönetim kurulu başkanısın Rıza başkan. O nedenle saygım sonsuz..”