Antalyaspor'da Sami Uğurlu dönemi resmen başlarken, kırmızı beyazlıların bu sezon teknik direktör belirleme sürecinde yapılan hatalara dikkat çekildi. Gazeteci Koray Geçgel, Emre Belözoğlu'nun helikopterle getirilmesinden Volkan Demirel ile kaybedilen sürece dikkat çekerken, transfer yapılamamasının oluşturacağı tehlikeye de vurgu yaptı.
Koray Geçgel'in Lider gazetede yer alan o yazısı:
"Geçtiğimiz sezon Antalyaspor Kulübü Başkanı Mustafa Ergün’ün ağzından duymuştuk ilk kez “B planı” sözünü. B planlarının hazır olduğunu ve Sinan Boztepe yönetiminin görevi bırakmasını talep etmişti. O dönemde davulun sesi uzaktan hoş geliyordu, ancak gelinen noktada kulübün ne durumda olduğu ve nasıl yanlışlıklar yapıldığı ortada.
Her ne kadar özellikle Başkan Rıza Perçin’in iyi niyetli bir çalışma içerisinde olduğunu söyleyebilsek de yapılan yanlışlar da oluyor. Yapılan 17 transfere ya da aylardır kapalı olan transfer tahtasına veya mali durumun çökme noktasına geldiği yönünde eleştirilerde bulunmayacağım. Son günlerde gündeme gelen üyelik skandalı ya da haciz rezaletiyle ilgili de konuşmayacağım. Ben sadece teknik direktör tercihlerini konuşacağım. Uzun süren arayışların ardından Sami Uğurlu’da karar kılındı. Ancak bu durumu açıklamak, bir önceki cümlede yer alan 8 sözcükle anlatılacak kadar basit değil.
Şöyle yaz aylarına uzanalım. Hani 25 Haziran’da görevinden istifa(!) eden Emre Belözoğlu’nun Sinan Boztepe’nin ayrılık kararı vermesinin ardından 3 Temmuz’da helikopterle geri dönmesi hikayesine…
Küçük mizansen sergileniyormuş hissi vererek görevinden istifa eden Emre Belözoğlu, 9 gün sonra helikopterle tesislere geri dönmüştü. Hani bazı yöneticiler tarafından helikopter görüntülerinin basına servis edilerek o gün şov gibi gösterilen, ancak sonrasında hem yönetimi hem de Emre Belözoğlu’nu zor duruma sokan görüntülerden bahsediyorum. Tamamen tecrübesizce bir planlamaydı, ilk hata orada başladı. 3 Ekim’e gelindiğinde Emre Belözoğlu yine bırakmak istedi, sonrasında çıkıp “biz devam etmek istiyoruz” diyen de yine Antalyaspor’un yetkili ağızlarıydı. Nitekim 4 gün sonra Emre Belözoğlu ile yollar ayrılmış, 13 Ekim’de Erol Bulut getirilebilmiş ve fırsat olarak kullanabilecek milli ara tamamen kötü stratejiyle yok edilmişti. Ve günümüze geliyoruz…
17 Aralık’ta malumun ilanı oldu, Erol Bulut ile yollar ayrıldı. Hem de ilk devrenin son maçından sadece 2 gün önce… 17, tam 17 gün teknik adamsız kaldı Antalyaspor. Erol Bulut ile yolların ayrıldığı gün, “Antalyaspor için en güçlü aday Sami Uğurlu’dur” demiştim. 17 gün farklı teknik adamlar peşinde koşulmasının ardından Sami Uğurlu göreve getirildi. Yani boşuna harcanan 17 gün daha… Tabii bu noktada transfer tahtasının açılamaması sebebiyle Volkan Demirel’in getirilememesinin ardından Sami Uğurlu’da mecbur kalındığı algısının yaratılması, eksi bir puan daha ekledi hanelere.
Günün sonuna gelindiğinde Başkan Rıza Perçin’in Erol Bulut’tan önce de göreve getirmek istediği Sami Uğurlu bu kez eşofmanı sırtına geçirebildi. Yönetim, Başkan Perçin’in arkasında hizalansa, dolayısıyla Sami Uğurlu Aralık’ta göreve gelseydi bugün başka şeyler konuşuyor da olabilirdik. Tabii Başkan Rıza Perçin’in Sami Uğurlu’yu ilk sıraya yazarken, hangi yönetici Erol Bulut konusunda bastırdı, bunun nedeni menajeriyle mi ilgiydi, bu başka bir yazının konusu…
Uzun süre Volkan Demirel için vakit harcansa da sonunda Başkan’ın istediği Sami Uğurlu göreve geldi. Uğurlu, kendinden emin ve net konuştu. Söyledikleri de bir güven duygusu yarattı, bu bir gerçek. Ancak gerçek olan bir başka durum da Antalyaspor’un transfere ihtiyacının olduğu. Yerden yere vurulacak bir kadronun olduğunu düşünmüyorum, 2-3 transferle büyük bir eksiklik kapatılabilir. Ancak transfer olmazsa ve bu takım ligde kalırsa, kadronun yeterli olmasından dolayı değil, diğer takımların kötü olduğundandır."